Benim Hikayem

Hiç tanımadığınız birine dair içinizde uyanan o tuhaf merakın son noktasındasınız...

Pazar, Aralık 31, 2006

Büyüyorum...

Bugün hem bayram, hem yeni yıla gireceğimiz gün, hem de doğum günüm:) Hepsi birarada! Hediyeler de bollaşıyor böyle olunca:) Birkaç gün önce öğrencilerimle de vedalaştım. Yeni yılın ilk günlerinde yeni iş yerimde çalışıyor olacağım. Kafam karışık, hem mutluyum hem endişeli... Bakalım 2007 nasıl bir yıl olacak. Bir iyi, bir kötü yıl prensibinden gidersek iyi bir yıl olması gerekiyor ya neyse:)
Umarım bu gece bol eğlenceli geçer. Zira 30'lu yaşlarıma giderek yaklaşıyor olmam yeterince ürkütücü geliyor. Eskiden önümde hep upuzuuuun bir ömür var gibi gelirken şimdi geriye kalan ömrümden birer birer eksildiğini hissediyorum yılların. Yaşlanmanın yan etkisi olsa gerek korku başladı!:) Yeni yaşımı ve yeni beklentilerimi, hüzünlerimi, mutluluklarımı yine buradan ve daha sık (!) blogumun vefalı okuyucuları ile paylaşmak dileğiyle. İyi ki doğdum:) (Bir anlamı vardır değil mi doğmuş olmamın:) )

İyi seneler! Huzurlu bayramlar...
Wanna

Çarşamba, Aralık 20, 2006

Ömrümü tüketti bu şehir!

Bugün ne bunaltıcı gündü! Ne zaman nalsam soluğu blogda almam da blog ile aramdaki çarpık ilişkinin bir göstergesi galiba!:) Bugün okuldan erken geldim eve. Multu mesuttum. Ama yine üst katta yaşayan insan suretindeki yaratıklar öyle çok gürültü yaptılar ki birkaç saat içinde hayatımdan soğudum yine. Tamam, defolup gideceğiz işte bu evden. Direnmeyeceğiz! Ama bir huzur verin ya! İnsan ayağında 5 cm topuklu terlik giyip evi 3 saat boyunca durmaksızın nasıl arşınlar ya? Bunlar cyborg falan mı acaba? Ben bazen yerimden kalkıp mutfağa gitmeye üşendiğimden aç kalıyorum da bu insanlar nasıl hiç oturmadan, evden hiç dışarı çıkmadan, çocuklarına bir hava aldırmadan sürekli bir apartman dairesini müstakil evmiş gibi keyiflerince kullanabiliyorlar?
Çünkü Türkiye'deyiz. Saygısızlık bir meziyet adeta. Cahil ve görgüsüz aileler çocuk yetiştirmeyi ve evde yaşamayı insanları maksimum rahatsız etmek olarak algılıyor. Onların çocukları da büyüyüp vatana millete bir tek gürültü ile katkıda bulunuyorlar. Polise gidiyorsun "Savcıya!" diyor; savcıya gidiyorsun "ha ha ha güldürmeyin beni. Nerede yaşıyoruz. Açtığınız davaya ödeyeceğiniz paraya değmez. Türkiye'de gürültüye karşı adam gibi yasa yok" diyor.
Olmaz ki ama! sonra Avrupalılıkmış, AB imiş. Geçin Allahaşkına! Coğrafi değil kültürel bir sorun bizimki. AB'li olmak değil Avrupalı olmak gerek. Yani bizim 5 nesil daha olamayacağımız şey! Ne dışarıda sıraya girmeyi bilir, ne trafikte adam olmayı bilir, ne apartmanda yaşamayı bilir! Cahildir yine de kendini beğenir, ne bir kitap okur ne doğayı korur, fırsat buldukça sokak hayvanlarını tekmeleyip tatmin olur! Topunuzdan ve topunuzun yetiştireceği çocuklardan nefret ediyorum. Keşke toplumda bazı ayrımlar yerli yeirnde olsaydı da biz de akşamları hafif müzik dinleyen, kitap okuyan, çalışan, eve yorun gelen, dinlenmek isteyen, üreten ve yaratmaya çalışan adam akıllı insanlarla birlikte yaşayabilseydik! Defolup gitmedikçe buralardan huzur yok bana!
Yani hiç huzur yok bana!
Kustuğum nefretten ötürü hassas okuyuculardan özür dilerim...........................................................